Their apples aren't as good as ours.
- Onların elmaları bizimkiler kadar iyi değil.
We can't let these greedy bastards take what is ours.
- Bu açgözlü piçlerin bizimkileri almalarına izin veremeyiz.
We agreed among ourselves.
- Biz kendi aramızda anlaştık.
We really enjoyed ourselves.
- Biz gerçekten eğlendik.
Their price is below ours.
- Onların fiyatı bizimkinin altındadır.
Your team is stronger than ours.
- Senin takım bizimkinden daha güçlü.
We advertise our products on TV.
- Biz, TV'de ürünlerimizin reklamını yaparız.
This product brought us a large margin.
- Bu ürün bize büyük bir kar getirdi.