Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
- Only a few people showed up on time.
Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
- You can't be hungry. You had a snack a few minutes ago.
Biz neredeyse bir kaçkez yakalandık.
- We almost got caught a few times.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.
- The man passed away a few hours ago.
Teknik Oturum Gündeminde birkaç kişi daha sonra gün içindeki bazı oturumlara katılmak istediklerinden söz ettiler.
- A few people mentioned they would like to attend some sessions later in the day on the Technical Session Agenda.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.
- Mary and some other women were here for a few hours.
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.
- There are very few shops and the cinema is awful.
Managua'da çok az Amerikan yerlisi vardır.
- There are very few Native Americans in Managua.
... There was very few of them. ...
... So I have had very few, I should ...