anxious or uneasy

listen to the pronunciation of anxious or uneasy
İngilizce - Türkçe
endişeli ve huzursuz
distressed
{s} sıkıntılı

Günlük çekişmeler yüzünden sıkıntılıyım. - I'm distressed by the daily squabbles.

Tom çok sıkıntılıydı. - Tom was very distressed.

distressed
kasvet çökmek
distressed
sıkkın
distressed
kahırlanmak
distressed
yoksul
distressed
kederli
distressed
üzgün
distressed
şanssız
distressed
talihsiz
distressed
{s} yıpranmış
distressed
{s} üzüntülü
distressed
{s} tükenmiş
distressed
{s} endişeli
distressed
{s} dertli
distressed
{s} fakir
İngilizce - İngilizce
distressed
anxious or uneasy

    Heceleme

    anx·ious or un·ea·sy

    Türkçe nasıl söylenir

    ängkşıs ır ınizi

    Telaffuz

    /ˈaɴɢksʜəs ər ənˈēzē/ /ˈæŋkʃəs ɜr ənˈiːziː/

    Günün kelimesi

    peccable