and so on

listen to the pronunciation of and so on
İngilizce - Türkçe
ve benzerleri

Seyirciler arasında öğretmenler, avukatlar, mühendisler ve benzerleri vardı. - Among the audience, there were teachers, lawyers, engineers, and so on.

Elmalar, portakalllar, ve benzerlerini getirdi. - She brought apples, oranges, and so on.

vb
vs
ve benzeri şeyler

Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik. - We ate sandwiches, cakes, and so on.

Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız. - You must buy milk, eggs, butter, and so on.

ve benzeri gibi
vesaire

Kalemler, defterler, sözlükler vesaire satın aldı. - He bought pencils, notebooks, dictionaries and so on.

ve saire
buna benzer

Dolma kalemlere, defterlere ve buna benzer şeylere ihtiyacım var. - I need pens, notebooks and so on.

ve benzeri

Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik. - We ate sandwiches, cakes, and so on.

Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır. - She has many hobbies, cooking, knitting, gardening, collecting stamps, and so on.

falan

Elma, portakal falan getirdi. - She brought apples, oranges, and so on.

filan, v.s., v.b
ve diğerleri
falan filan
filan
filan falan
and on
ve
etcetera
falan filân
etcetera
ufak tefek şeyler
İngilizce - İngilizce
Indicates that a list continues in a similar manner

Put things where you will use them: sponges next to the sink, knives next to the cutting board, and so on.

continuing in the same way
etcetera, and others, and so forth
etcetera
and so on

    Türkçe nasıl söylenir

    ınd sō ôn

    Eş anlamlılar

    and so forth, etc.

    Telaffuz

    /ənd ˈsō ˈôn/ /ənd ˈsoʊ ˈɔːn/

    Etimoloji

    [ &n(d), (')an(d), usuall ] (conjunction.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Old High German unti and.

    Videolar

    ... specify who was allowed to sign their bootloaders, operating systems, and so on. ...
    ... when bad things were going to happen" and so on. And now we have this great word we ...

    Günün kelimesi

    plenipotentiary