a rectangle that describes the outermost edges of a widget

listen to the pronunciation of a rectangle that describes the outermost edges of a widget
İngilizce - Türkçe

a rectangle that describes the outermost edges of a widget teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

extent
müsadere
extent
(Nükleer Bilimler) büyüklük
extent
{i} kapsam
extent
{i} uzunluk
extent
{i} ölçü

Bir ölçüde seninle aynı fikirdeyim. - I agree with you to a certain extent.

Bir ölçüde Psikoloji öğrenimi yaptım. - I have studied Psychology to some extent.

extent
uzam
extent
kaplam
extent
to the full extent of his power elinden geldiği kadar
extent
boy

Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor. - Dan doesn't know the extent of Linda's criminal history.

Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı. - Layla's letters revealed the extent of her racism.

extent
alan
extent
derece

Bir dereceye kadar bir kızak arabasını kontrol edebilirsiniz. - To some extent, you can control the car in a skid.

Bir dereceye kadar ona güvenirim. - I trust him to some extent.

extent
miktar

Söylediğini bir miktar kabul ediyorum. - I accept what you say to some extent.

extent
saha
extent
uzanma
extent
to a great extent büyük çapta
extent
musadere emirnamesi
extent
(isim) uzunluk, genişlik, yükseklik, alan, boyut, kapsam, derece, ölçü
İngilizce - İngilizce
extent
a rectangle that describes the outermost edges of a widget

    Heceleme

    a rec·tan·gle that describes the out·er·most edges of a widg·et

    Türkçe nasıl söylenir

    ı rektänggıl dhıt dîskraybz dhi autırmōst ecız ıv ı wîcît

    Telaffuz

    /ə ˈrektaɴɢgəl ᴛʜət dəˈskrībz ᴛʜē ˈoutərˌmōst ˈeʤəz əv ə ˈwəʤət/ /ə ˈrɛktæŋɡəl ðət dɪˈskraɪbz ðiː ˈaʊtɜrˌmoʊst ˈɛʤəz əv ə ˈwɪʤɪt/

    Günün kelimesi

    tegument