Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.
- Observe his facial reaction when we mention a price.
Bazı şirketlerin resepsiyonda resepsiyonist yerine korumaları var.
- Some companies have guards at the front desk instead of receptionists.
Resepsiyona gitmek istemedim.
- I didn't want to go to the reception.
Onun bu habere tepkisi ne oldu?
- What was his reaction to this news?
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.
- Observe his facial reaction when we mention a price.
Tom Mary'nin reaksiyonuna şaşırdı.
- Tom was surprised by Mary's reaction.
Reaksiyonumu dikkatle izlerken, onu tanımam gerekiyor mu? diye sordum. Sanmıyorum diye yavaşça cevap verdi.
- Should I know her? I asked. I don't think so, he replied slowly, while watching carefully for my reaction.
Onun yeni kitabı tatminkar bir alışla karşılaştı.
- His new book met with a favorable reception.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.
- We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Kabul masasında güzel çiçekler vardı.
- There were beautiful flowers on the reception desk.
Tom'a sıcak bir kabul verildi.
- Tom was given a warm reception.
Tom alerjik bir reaksiyon geçiriyor.
- Tom is having an allergic reaction.
Tom yediği bir şeye alerjik bir reaksiyon yaşıyor.
- Tom is having an allergic reaction to something he ate.
When I last tried to eat strawberries I had a terrible allergic reaction.
In this reaction, the acid and base will neutralize each other, producing a salt.
... exactly." And of course, we don't know what Edmund Haley's reaction was, but I paraphrase, ...
... what was your reaction to the California Gurls parody ...