özetlemek

listen to the pronunciation of özetlemek
Türkçe - İngilizce
sum up
summarize

I want to summarize the content of the presentation and draw a conclusion. - Sunumun içeriğini özetlemek ve bir sonuç çıkarmak istiyorum.

epitomize
wrap up
resume
to summarize, sum up
boil down
precis
brief
incapsulate
to summarize, to condense, to compress, to abstract, to sum sth up
totalize
abstract
(Hukuk) encapsulate
compress
abridge
reduce
outline
abbreviate
epitomise
recapitulate
docket
condense
boil sth down to sth
to bottomline
recap
özetlemek gerekirse
to sum up, in short
özetle
summerize
özetleme
abbreviate
özetleme
(Bilgisayar) summarize by
özetlemek gerekirse
sum up
özetle
{f} outlined
özetle
{f} summarized
özetle
summarize

I want to summarize the content of the presentation and draw a conclusion. - Sunumun içeriğini özetlemek ve bir sonuç çıkarmak istiyorum.

I'll summarize it all. - Onun hepsini özetleyeceğim.

özetle
{f} abridge
özetle
in brief
özetle
in conclusion
özetle
recapitulate
özetle
epitomize
özetle
{f} briefing
özetle
{f} brief

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

özetleme
recapitulation
özetleme
abridgment
özetleme
compression
özetleme
summarization
özetleme
abridgement
özetleme
condensation
özetleme
Summarizing, summation, summing up, abridgement
tekrar özetlemek
recap
yeniden özetlemek
recapitulate
özetle
in brief, briefly
özetle
in epitome
özetle
in a nutshell
özetle
precis
özetle
abridged
özetleme
summarizing
özetleme
abridgement [Brit.]
özetleme
summation
özetleme
summing up
özetleme
concision
özetleme
summariness
özetleme
abridge
Türkçe - Türkçe
Bir yazı veya sözü daha az sözle, daha kısa bir biçimde anlatmak, özünü vermek, kısaltmak, hülasa etmek
icmal etmek
telhis etmek
özetleme
Özetlemek işi
özetlemek