Yumi will become a teacher.
- Yumi öğretmen olacak.
Are you a teacher? Yes, I am.
- Siz bir öğretmen misiniz? Evet, ben bir öğretmenim.
My driving instructor says that I need to be more patient.
- Sürücü öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
She's a yoga instructor.
- O bir yoga öğretmenidir.
I'm a schoolteacher from Boston.
- Ben Bostonlu bir öğretmenim.
You are a schoolteacher, aren't you?
- Sen bir öğretmensin, değil mi?
The teacher said that you need to master the subject.
- Öğretmen konuyu öğrenmen gerektiğini söyledi.
Tom is a master teacher.
- Tom bir usta öğretmendir.
Don't hesitate to ask your teacher a question.
- Öğretmenine soru sormaya çekinme.
I don't like the substitute teacher.
- Ben vekil öğretmeni sevmiyorum.
What's his professor's name?
- Onun öğretmeninin adı nedir?
What's her professor's name?
- Onun öğretmeninin adı nedir?
I don't need a tutor!
- Bir özel öğretmene ihtiyacım yok!
I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
- Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.
All our teachers were young and loved teaching.
- Tüm öğretmenler gençtiler ve öğretmeyi sevdiler.
She communicates well with her teachers.
- O, öğretmenleri ile iyi iletişim kurar.
Hocasının adı neymiş?
- Öğretmeninin ismi ne?