I know that you're a teacher.
- Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
Are you a teacher? Yes, I am.
- Siz bir öğretmen misiniz? Evet, ben bir öğretmenim.
My driving instructor says that I need to be more patient.
- Sürücü öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
I've been a ski instructor for three years.
- Üç yıldır bir kayak öğretmeniyim.
I'm a schoolteacher from Boston.
- Ben Bostonlu bir öğretmenim.
My mom was a schoolteacher.
- Annem bir öğretmendi.
It must bother you to have taken a bad master. I'm stupid too. So, it's all right.
- Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı. Ben de aptalım. Öyleyse, tamam.
The teacher said that you need to master the subject.
- Öğretmen konuyu öğrenmen gerektiğini söyledi.
Don't hesitate to ask your teacher a question.
- Öğretmenine soru sormaya çekinme.
Why don't you ask your teacher for advice?
- Neden öğretmenine danışmıyorsun?
What's her professor's name?
- Onun öğretmeninin adı nedir?
The professor teaches Czech.
- Öğretmen, Çekçe öğretiyor.
I don't need a tutor!
- Bir özel öğretmene ihtiyacım yok!
I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
- Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.
All our teachers were young and loved teaching.
- Tüm öğretmenler gençtiler ve öğretmeyi sevdiler.
Does it not happen to any teachers?
- Öğretmenlere hiç olmaz mı?
Hocasının adı neymiş?
- Öğretmeninin ismi ne?