yüzeysel

listen to the pronunciation of yüzeysel
Türkçe - İngilizce
superficial

His essay gave only a superficial analysis of the problem, so it was a real surprise to him when he got the highest grade in the class. - Onun denemesi, sorunun sadece yüzeysel bir analizini yaptı, bu yüzden sınıfta en yüksek notu aldığında ona gerçekten büyük bir sürpriz olmuştu.

What a superficial answer! - Ne yüzeysel bir cevap!

shallow

Tom is very shallow, isn't he? - Tom çok yüzeysel, değil mi?

Do people ever accuse you of being shallow? - İnsanlar seni hiç yüzeysel olmakla suçlar mı?

tangential
skin-deep
surface, superficial, skin-deep
surface, superficial, pertaining to a surface
cosmetic
surface
superficial; shallow; cursory
slight
broad
tangentially
facile
skin deep

Beauty is but skin deep. - Güzellik sadece yüzeyseldir.

sketchy
surface runoff
skindeep
smattering
{s} external
touchandgo
yüzeysel olarak
superficially
yüzeysel bilgi
sciolism
yüzeysel bilgi
smattering
yüzeysel olarak ilgilenmek
dabble in
yüzeysel sular
(Hukuk) surface waters
yüzeysel sürtünme
skin friction
yüzeysel ölçü
superficial dimension
kentsel yüzeysel akış
(Çevre) urban runoff
enine yüzeysel kaslar
(Anatomi) transverse muscle of perineum
Türkçe - Türkçe
Yüzey ile ilgili, sathi
Derine inmeyen, gelişigüzel, ayrıntılı olmayan, sathi
yüzeysel