wrongdoing

listen to the pronunciation of wrongdoing
İngilizce - Türkçe
kanuna ayıkırı uygulama
günah işleme
kötülük
günah
suç

Aslında o haksızlıktan dolayı suçlu muydu? - Was he, in fact, guilty of wrongdoing?

haksızlık etme
{i} haksızlık

Aslında o haksızlıktan dolayı suçlu muydu? - Was he, in fact, guilty of wrongdoing?

{i} suç/günah işleme
{i} kabahat

O kabahati için cezalandırıldı. - He was disciplined for his wrongdoing.

cazibe
zalimler
wrongdoings
hatalardan ötürü
İngilizce - İngilizce
wrongdoing

    Heceleme

    wrong·do·ing

    Türkçe nasıl söylenir

    rôngduîng

    Telaffuz

    /ˈrôɴɢdo͞oəɴɢ/ /ˈrɔːŋduːɪŋ/

    Etimoloji

    [ -"dü-i[ng] ] (noun.) 14th century. wrong +‎ doing

    Günün kelimesi

    embargo