wann?

listen to the pronunciation of wann?
Almanca - Türkçe
bastık
bastım
{van} ne zaman
ne zaman

Ne zaman Almanca öğrenmeye başladın? - Wann hast du angefangen, Deutsch zu lernen?

Onun ne zaman geleceğini bilmiyorum. - Ich weiß nicht, wann er kommt.

ne vakit
İngilizce - Türkçe

wann? teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

when
ne zaman

Hata ne zaman meydana geldi? - When did the error occur?

Genellikle ne zaman yatarsın? - When do you usually go to bed?

when
dığı zaman
when
iken

Bir zamanlar bir öğrenci iken onunla tanıştım. - I met him once when I was a student.

O üç yaşında iken babasını kaybetti. - He lost his father when he was three years old.

when
gerektiğinde

Tom ne zaman orada olması gerektiğinden emin değildi. - Tom wasn't sure when he was supposed to be there.

Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder. - When I have homework to do, my brother always helps me with it.

when
-ınca
when
-diği (gün)
when
(olması gerektiği) halde
when
-diğinde
when
-dığı zaman
when
-diği zaman
when
geldiğinde

Bütün söylediği zamanı geldiğinde öğreneceğimizdi. - All she said was that we would know when the time came.

Sevdiği genç onunla konuşmak için geldiğinde, o telaşlandı. - She got all flustered when the boy she likes came over to talk to her.

when
when he comes geleceği zaman
when
vakit

Küçükken büyükanne ve büyükbabalarımla taşrada çok vakit geçirdim. - When I was little, I spent a lot of time in the country with my grandparents.

Facebook'ta en son ne zaman vakit geçirdin? - When was the last time you spent time on Facebook?

when
göz önüne alarak
when
{i} ne zamandan kalma
when
When shall I come? Ne zaman geleyim? Come when you please
when
-diğinde; -diği zaman; -ince; -diği (gün, saat v.b.): You have to get up when
when
ta ki
when
zaman

Zamanımız olduğunda onu yapacağız. - We'll do it when we have time.

Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan. - I wish you would shut the door when you go out.

when
halde

Bir an önce onu kullanmak istediğimi bildiğin halde niçin tavuğu böyle alması zor bir yere koydun? - Why did you put the chicken in such a difficult place to get when you knew that I wanted to use it right away?

Almanca - İngilizce
when?
when

Sometime I'll definitely visit France. I just don't know exactly when. - Es ist unvermeidbar, dass ich eines Tages nach Frankreich gehe, ich weiß nur nicht, wann.

When are we eating? I'm hungry! - Wann essen wir? Ich habe Hunger!

when to