vurgulamak

listen to the pronunciation of vurgulamak
Türkçe - İngilizce
emphasize

The teacher often emphasizes that students should have courage. - Öğretmen genellikle öğrencilerin cesarete sahip olmalarının gerekli olduğunu vurgulamaktadır.

It is important to emphasize that the consequences are not the same. - Sonuçların aynı olmadığını vurgulamak önemlidir.

emphasise
stress

I would like to stress that it is more convenient to control tariffs as a bloc rather than country by country. - Tarifeleri blok olarak kontrol etmenin ülke ülke kontrol etmekten daha uygun olduğunu vurgulamak istiyorum.

It is important to stress that the consequences are not the same. - Sonuçların aynı olmadığını vurgulamak önemlidir.

(Kanun) reiterate
to emphasize, to stress, to highlight; to accent, to accentuate, to stress
lay emphasis on
put emphasis on
lay stress on
play up
impress on
urge upon
urge on
underscore
lay weight on
tonic
give point to
accent
(Hukuk) to emphasize, to highlight, to stress
lay stress
phonetics to accent, accentuate, stress
accentuate
keynote
highlight , emphasize
play to
to emphasize, stress, lay stress on
underline
add emphasis
lay stress upon
vurgula
accent
vurgula
(Muzik) accentuate
vurgulama
underlying
vurgulama
(Bilgisayar) highlight
vurgulama
highlighting
vurgulama
accentuate
vurgula
{f} stressed

He stressed the convenient aspects of city life. - Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.

However, stressed Vladimir Putin, today is another situation. - Vladimir Putin vurguladı, ancak bugün başka bir durumdur.

vurgula
{f} highlight

The word before XYZ should be highlighted in yellow. - XYZ'den önceki kelime sarı ile vurgulanmalı.

Take a screenshot of just the highlighted text. - Sadece vurgulanan metnin ekran görüntüsünü alın.

vurgula
impress on
vurgula
{f} emphasize

He emphasized the importance of education. - O, eğitimin önemini vurguladı.

The doctor emphasized that the patient had only a few days. - Doktor hastanın sadece birkaç günlük ömrü olduğunu vurguladı.

vurgulama
accentuation
vurgula
keynote
vurgulama
underline
vurgulama
{i} stress

I want to stress this point. - Bu konuyu vurgulamak istiyorum.

It is important to stress that the consequences are not the same. - Sonuçların aynı olmadığını vurgulamak önemlidir.

önemini vurgulamak
(Hukuk) highlight the importance
önemle vurgulamak
overemphasize

It is impossible to overemphasize its importance. - Onun önemini önemle vurgulamak imkansızdır.

Türkçe - Türkçe
Vurgu ile söylemek
Bir yazı veya konuşmada sürekli olarak öne sürülen, önemle belirtilmek istenen düşünceye dikkati çekmek, belli bir noktayı altını çizerek belirtmek
Belirlemek, damgasını vurmak
vurgulama
Vurgulamak işi
vurgulamak