Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım.
- I'm always bored with films that have little action.
O, o günlerde hep içki içiyordu.
- He was always drinking in those days.
Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır.
- Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.
Daima doğruyu söyledim.
- I've always told the truth.
Biz onu başından beri biliyorduk.
- We knew it all along.
O, onu başından beri biliyordu.
- He knew it all along.
O her zaman sendin, değil mi?
- It was you all along, wasn't it?
Bu ta başından benim planımdı.
- This was my plan all along.
Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu.
- I think Tom expected this all along.
Tüm Seine nehri boyunca lambalar vardır.
- All along the Seine, there are lamps.
Dan tüm dava boyunca masumiyetini korudu.
- Dan maintained his innocence all along the lawsuit.
Sami baştan beri katildi.
- Sami was the killer all along.
Sana bunu en başından beri söylüyorum.
- I've been telling you that all along.
En başından beri planın buydu, değil mi?
- That was your plan all along, wasn't it?