von jeher

listen to the pronunciation of von jeher
ألمانية - التركية
eskiden beri, oldum olası
eskiden beri
الإنجليزية - التركية

تعريف von jeher في الإنجليزية التركية القاموس.

always
hep

Hepimiz onun hatalı olduğunu bilsek bile, Tom her zaman haklı olduğunu iddia eder. - Tom always insists that he's right even when we all know that he's wrong.

Ben her zaman kardeşlere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ettim. - I've always wondered what it'd be like to have siblings.

always
daima

Daima doğruyu söyledim. - I've always told the truth.

Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır. - Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.

all along
başından beri

Biz onu başından beri biliyorduk. - We knew it all along.

Onu başından beri biliyor olmalılar. - They must have known it all along.

all along
öteden beri
all along
hemişe
all along
lap evvelden
all along
her zaman

O her zaman sendin, değil mi? - It was you all along, wasn't it?

all along
her vakit
always
hemişe
always
sonuna dek
always
durmadan
all along
öteden beri; hep böyle, her zaman
all along
ta başından

Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu. - I think Tom expected this all along.

Ta başından beri bu Tom'un planı değil miydi? - Was this Tom's plan all along?

all along
boyunca

Dan tüm dava boyunca masumiyetini korudu. - Dan maintained his innocence all along the lawsuit.

Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi. - Towns sprang up all along the railroad.

all along
baştan beri

Sami baştan beri katildi. - Sami was the killer all along.

all along
en başından

En başından beri planın buydu, değil mi? - That was your plan all along, wasn't it?

Sana bunu en başından beri söylüyorum. - I've been telling you that all along.

all along
k.dili. baştan, başından beri
ألمانية - الإنجليزية
always
ever since I can remember
all along
from time immemorial