vazgeçmemek

listen to the pronunciation of vazgeçmemek
Türkçe - İngilizce
(neg. form of vazgeçmek ) not to keep at smb
persist
hold to
stick to it
stick to
stand out for
see out
sit tight
keep at smb
stand pat
vazgeç
back off
vazgeç
(Bilgisayar) abort
vazgeç
gave up

I gave up smoking for health. - Ben sağlık için sigara içmekten vazgeçtim.

I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather. - Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.

vazgeç
abdicate

The king was forced to abdicate. - Kral tahttan vazgeçmeye zorlandı.

vazgeç
lay aside
vazgeç
throw over
vazgeç
forgo

Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold. - Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.

vazgeç
renounce

I can't believe he renounced his U.S. citizenship. - Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.

He renounced the ownership of the land. - Arazinin mülkiyetinden vazgeçti.

vazgeç
desist from
vazgeç
forsook
vazgeç
deter
vazgeç
waive
vazgeç
abjure
vazgeç
forsake
vazgeç
dispense with

It seems unlikely that any society could completely dispense with myths. - Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.

I cannot dispense with this dictionary. - Bu sözlükten vazgeçemem.

vazgeç
given up

I've given up eating meat. - Et yemekten vazgeçtim.

Tom has all but given up. - Tom neredeyse vazgeçti.

vazgeç
{f} forsaken
vazgeç
thrown over
vazgeç
{f} forsaking
vazgeç
give up

Never give up till the very end. - Tam sonuna kadar vazgeçme.

Jefferson was not ready to give up his plan. - Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.

vazgeç
throw#over
vazgeç
giveup
vazgeç
thrownover
vazgeç
thrown#over
vazgeç
desist
vazgeç
gaveup
vazgeç
cancel
vazgeç
throwover
vazgeç
givenup
vazgeçmeme
tenacity
vazgeçmemek