vazgeç

listen to the pronunciation of vazgeç
Türkçe - İngilizce
back off
(Bilgisayar) abort
forsake
renounce

He renounced smoking and drinking. - O, sigara ve içki içmekten vazgeçti.

He renounced the ownership of the land. - Arazinin mülkiyetinden vazgeçti.

abjure
given up

Tom has all but given up. - Tom neredeyse vazgeçti.

I've given up eating meat. - Et yemekten vazgeçtim.

forsook
abdicate

The king was forced to abdicate. - Kral tahttan vazgeçmeye zorlandı.

waive
deter
desist from
lay aside
give up

He is too proud to give up. - O vazgeçemeyecek kadar çok gururludur.

I won't give up, no matter what you say. - Ne söylersen söyle vazgeçmeyeceğim.

{f} forsaken
thrown over
forgo

Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold. - Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.

{f} forsaking
throw over
gave up

I tried to do my homework, but I didn't really know how to do it, so I gave up. - Ev ödevimi yapmaya çalıştım, fakat nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyordum, bu yüzden vazgeçtim.

They gave up their plan to climb Mt. Fuji. - Fuji Dağına tırmanma planlarından vazgeçtiler.

dispense with

We cannot dispense with the rainforests. - Biz yağmur ormanlarından vazgeçemeyiz.

I cannot dispense with this dictionary. - Bu sözlükten vazgeçemem.

giveup
thrown#over
thrownover
gaveup
cancel
throwover
throw#over
givenup
desist
beni takip etmekten vazgeç
Stop following me
bu sevdadan vazgeç
(Konuşma Dili) You'd better give it up
ya kendin yap ya da vazgeç
do it yourself or go without
vazgeç