uygun zamanda

listen to the pronunciation of uygun zamanda
Türkçe - İngilizce
in time
when convenient
at the proper time
uygun zaman
convenience

You pay for convenience. - Sen uygun zaman için ödüyorsun.

uygun zaman
{i} leisure
size uygun gelen bir zamanda
at your convenience
size uygun bir zamanda
at your convenience
uygun zaman
season
uygun zaman
convenient time
sizce en uygun zamanda
(Ticaret) at your earliest convenience
uygun bir zamanda
in due season
uygun zaman
psychological moment
uygun zaman
{i} time

We have to figure out when the best time to buy that stock is. - O hisse senedini almak için en uygun zamanın ne zaman olduğunu bulmamız gerekiyor.

I will tell it to him at the proper time. - Ben uygun zamanda bunu ona anlatacağım.

uygun zaman
{i} occasion
uygun zaman
psychologic moment
uygun zamanda