to require a disobedient child to remain at home, usually as a punishment

listen to the pronunciation of to require a disobedient child to remain at home, usually as a punishment
İngilizce - Türkçe

to require a disobedient child to remain at home, usually as a punishment teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

ground
toprak

Burada yabancı bir topraktayız. - We're on unfamiliar ground here.

Çok fazla toprak kaybediyoruz. - We're losing too much ground.

ground
{i} yer

Bir taşa takıldım ve yere düştüm. - I tripped over a stone and fell to the ground.

Asker yerde yaralı yatıyordu. - The soldier lay injured on the ground.

ground
{f} (uçak) (hava koşullarından dolayı) uçamamak; (uçağı) uçurtmamak
ground
kalkışına olanak tanımamak
ground
(Elektrik, Elektronik) topraklamak (cihazı)
ground
(uçak) inmek
ground
karaya oturtmak
ground
saha

O, spor sahasını geçti. - He crossed the sports ground.

ground
temel

Enerjini harcıyorsun. Şikayetin temelsiz. - You're wasting your energy. Your complaint is groundless.

İtfaiye aracı gelmeden önce ev temele kadar yandı. - The house burned to the ground before the fire truck arrived.

ground
{f} toprakla

Bilgisayarım doğru şekilde topraklanmış bir prize bağlı. - My computer is connected to a properly grounded outlet.

ground
cam tozu
ground
(İnşaat) yer, zemin
ground
{f} çakmak
ground
(fiil) yere sermek, yere indirmek, karaya oturtmak, topraklamak, çakmak, hareket izni vermemek, dayandırmak, dayanmak, kurmak
ground
{i} çoğ. (bir binaya/kuruluşa ait)
ground
{f} karaya oturmak; karaya oturtmak
ground
{f} dayandırmak
ground
{f} yere sermek
ground
{s} tortulu
İngilizce - İngilizce
ground
to require a disobedient child to remain at home, usually as a punishment

    Heceleme

    to re·quire a dis·o·be·di·ent child to re·main at home, u·su·al·ly as a pun·ish·ment

    Telaffuz

    Günün kelimesi

    motile