to long; to yearn

listen to the pronunciation of to long; to yearn
İngilizce - Türkçe

to long; to yearn teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

earn
kazanmak

Onlar para kazanmak istiyorlardı. - They wanted to earn money.

Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır. - Ill-gotten gains are short-lived. The only way to make real money is to earn every penny.

earn
{f} para kazanmak

Tom daha çok para kazanmak için iş değiştirdi. - Tom changed jobs to earn more money.

Ne kadar para kazanmak istersin? - How much money do you want to earn?

earn
edinmek
earn
kazandır/kazan
earn
kazan

O harcadığından daha fazla para kazanıyor. - She earns more than she spends.

Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi! - His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.

earn
{f} kazanmak; kazandırmak
earn
doğrultmak
earn
para kazandırmak
earn
kazanç elde etmek
earn
(Ticaret) (para) kazanmak
earn
{f} hak etmek
İngilizce - İngilizce
earn
to long; to yearn