Karanlık alanları aydınlatmak için bir el feneri kullanırım.
- I use a flashlight to illuminate dark areas.
Karanlık alanları aydınlatmak için bir el feneri kullanırım.
- I use a flashlight to illuminate dark areas.
Sigaran ve ateşin var mı?
- Have you got a cigarette and a light?
Sigaram için bana bir ateş ver.
- Give me a light for my cigarette.
Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.
- Sun lights the landscape, pain illuminates the soul.
Meydan parlak ışıklarla aydınlatıldı.
- The square was illuminated by bright lights.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.
- I saw his face in the dim light.
Güneş bizi ışık ve ısı verir.
- The sun gives us light and heat.