think in terms of

listen to the pronunciation of think in terms of
İngilizce - Türkçe
düşünmek
gözden geçirmek
{k} -i tasarlamak: You seem to be thinking in terms of a palace. Sen galiba bir saray yapmayı planlıyorsun
in terms of
açısından

O, ülkesi açısından düşünüyor. - He thinks in terms of his own country.

O, para açısından her şeyi düşünüyor. - She thinks of everything in terms of money.

in terms of
açıdan: Don't look at the situation in those terms! Duruma o açıdan bakma!
in terms of
yönünden
in terms of
bakımından, açısından
in terms of
yön
in terms of
-e göre
in terms of
cinsinden

İyi bir eğitimin değeri para cinsinden ölçülemez. - The value of a good education cannot be measured in terms of money.

in terms of
(Kanun) üzerinden
in terms of
yönden
in terms of
açıdan

Her şeye parasal açıdan bakıyorsun. - You see everything in terms of money.

in terms of
k.dili. -e gelince, -ce/-çe: In terms of money she's
in terms of
bir dille
consider in - way
dikkate - way
in terms of
konuşma dili -e gelince, -ce/-çe: She's got no problems in terms of money. Paraca hiçbir sorunu yok
in terms of
açıdan: "Don't look at the situation in those terms! - Duruma o açıdan bakma!"
in terms of
konuşma dili -e gelince, -ce/-çe: "She's got no problems in terms of money. - Paraca hiçbir sorunu yok."
İngilizce - İngilizce
consider in - way
in terms of
in relation to; with respect to; as regards; concerning; regarding

She has no idea how she wants the house to look in terms of décor.

in terms of
in connection with, regarding, in the sense of
think in terms of

    Türkçe nasıl söylenir

    thîngk în tırmz ıv

    Telaffuz

    /ˈᴛʜəɴɢk ən ˈtərmz əv/ /ˈθɪŋk ɪn ˈtɜrmz əv/

    Günün kelimesi

    bromide