the limit of an area is its boundary or edge. the city limits of baghdad

listen to the pronunciation of the limit of an area is its boundary or edge. the city limits of baghdad
İngilizce - Türkçe

the limit of an area is its boundary or edge. the city limits of baghdad teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

limit
{f} kısıtlamak
limit
{f} sınırlandırmak
limit
{i} sınır

Şehirlerde, hız saatte 50 km ile sınırlıdır. - In towns, speed is limited to 50 km/h.

Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır. - Everyone has the right to rest and leisure, including reasonable limitation of working hours and periodic holidays with pay.

limit
{i} limit
limit
(Kanun) tahdit
limit
(Ticaret) azami fiyat
limit
(Biyokimya) kısıtlama

Bazı kısıtlamalar var. - There are some limitations.

limit
{f} sınırlandır

Yaşın neden seni sınırlandırması gerektiğini anlamıyorum. - I don't see why age should limit you.

Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır. - Everyone has the right to rest and leisure, including reasonable limitation of working hours and periodic holidays with pay.

limit
(to ile) kısıtlamak
limit
had
limit
{i} sınır, had, limit, uç
limit
{f} limit koymak
limit
limitablesınırlanabilir
limit
{f} belirlemek
limit
hasretmek
limit
hudut tayin etmek
limit
tahdit etmek
İngilizce - İngilizce
limit
the limit of an area is its boundary or edge. the city limits of baghdad