tehditkar

listen to the pronunciation of tehditkar
Türkçe - İngilizce
menacing

Herbert opened his mouth, but Tom gave him a menacing look. - Herbert ağzını açtı ama Tom ona tehditkar bir görünüm verdi.

{s} threatening

The sky looks threatening. - Gökyüzü tehditkar görünüyor.

I received three threatening phone calls this morning. - Bu sabah üç tane tehditkar telefon aldım.

threatening or menacing (thing)
threatening, menacing
minacious
besetting
forbidding
sinister
forbidding
sinister
{s} minatory
tehditkâr söz
thunder
Türkçe - Türkçe
Tehdit dolu, tehdit edici
tehditkar