subito

listen to the pronunciation of subito
İngilizce - Türkçe
birden
ani
derhal
çabuk
suddenly
aniden

Aniden yağmur yağmaya başladı. - Suddenly rain began to fall.

Aniden yağmur yağmaya başladı. - Suddenly it began to rain.

suddenly
birdenbire

Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır. - Hope is when you suddenly run to the kitchen like a mad man to check if the empty chocolate cookie box you just finished an hour ago is magically full again.

Cümleler için bir pazar olsaydı, dil bilgisi spekülasyonlarımız birdenbire anlam bulurdu. - If there existed a market for sentences, our grammatical speculations would suddenly make sense.

suddenly
ansızın

kedi ipin üzerinde kasılarak yürüyordu, ansızın evin içine koştu. - The cat was strutting around the yard, when it suddenly ran into the house.

İki yıl önce kardeşimin ansızın ölmesinden beri, yengem onun kendisine bıraktığı küçük mücevher dükkanına gitmeye devam etti. - Since my brother died suddenly two years ago, my sister-in-law has valiantly kept going the small jewellery store he left her.

suddenly
birden

Dewey birdenbire bir kahraman oldu. - Dewey was suddenly a hero.

Cümleler için bir pazar olsaydı, dil bilgisi spekülasyonlarımız birdenbire anlam bulurdu. - If there existed a market for sentences, our grammatical speculations would suddenly make sense.

suddenly
şırakkadak
suddenly
ani surette
suddenly
palas pandıras
suddenly
durup dururken
suddenly
hop diye
suddenly
derken
suddenly
gafleten
suddenly
hiç yoktan
suddenly
pat diye
İngilizce - İngilizce
suddenly
It : "suddenly"
suddenly (Music)
In haste; quickly; rapidly
(Ita) Suddenly
subito accelerando
suddenly speeding up
subito