souvenir

listen to the pronunciation of souvenir
İngilizce - Türkçe
{i} hatıra

Bu, Hokkaido'dan bir hatıra. - This is a souvenir from Hokkaido.

Bu Daumier baskısı, Paris'ten bir hatıra olarak satın aldığım en güzel şeydir. - This Daumier print is the most beautiful thing that I have bought as a souvenir of Paris.

{i} hatıra eşya

Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi. - Tom brought back some souvenirs.

Kız arkadaşın için bir hatıra eşya aldın mı? - Did you get a souvenir for your girlfriend?

hatıra (eşya)
yadigâr hatıra
estelik
andaç
hediyelik eşya
hatıralık
souvenir department
hediyelik eşya mağazası
souvenir shop
hediye

Bu çevrede bir hediyelik eşya dükkanı var mı? - Is there any souvenir shop around here?

Mary bütün günü hediyelik eşya dükkanlarında geçirir. - Mary spent the entire day in souvenir shops.

souvenir shop
hediyelik eşya mağazası
Gallipoli souvenir
Gelibolu hatırası
carpet souvenir
hatıralık hali
as a souvenir
hatıra olarak
does the hotel have a souvenir shop
otelinizin hediyelik eşya mağazası var mı
i want to purchase a small souvenir
küçük bir hediye almak istiyorum
i would like to have a souvenir of the town
bu kasabaya ait özel bir hediyelik eşya istiyorum
İngilizce - İngilizce
An item of sentimental value, to remember an event or location
a token of remembrance
A souvenir is something which you buy or keep to remind you of a holiday, place, or event. a souvenir of the summer of 1992
{i} reminder, memento (of a person, occasion, etc.)
a reminder of past events
something of sentimental value
An item of sentimental value, to remember an event or location; sometimes a cheaply-made item sold for a high price
That which serves as a reminder; a remembrancer; a memento; a keepsake
one more time for the sweet souvenir
for old times' sake
a souvenir
memento
souvenirs
plural of souvenir
souvenir