small, little; unimportant, insignificant; trivial

listen to the pronunciation of small, little; unimportant, insignificant; trivial
İngilizce - Türkçe

small, little; unimportant, insignificant; trivial teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

petty
petty cash küçük kasa
petty
ufak kasa defteri
petty
{s} dar kafalı
petty
kırtıpil
petty
ikinci planda gelen
petty
cüzi
petty
küçük

Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi. - In this harsh, petty world where money does the talking, his way of life is like a breath of fresh air.

Ben küçük bir tartışmaya karıştım. - I was involved in a petty argument.

petty
önemsiz
petty
darkafalı
petty
erbaş
petty
petty jurypetit jury
petty
{s} ufak tefek

Tom ufak tefek, değil mi? - Tom is petty, isn't he?

petty
pireyi deve yapan
petty
{s} ufak

Tom ufak tefek, değil mi? - Tom is petty, isn't he?

petty
{s} aşağılık
İngilizce - İngilizce
{s} petty
small, little; unimportant, insignificant; trivial