sataşmak

listen to the pronunciation of sataşmak
Türkçe - İngilizce
{f} tease
annoy
twit
to tease, to annoy, to needle, to taunt; to ask for trouble; to molest
ride
hit at
pick on

If you want to pick on somebody, pick on me. - Birine sataşmak istiyorsan, bana sataş.

go for
to aggravate, provoke, annoy
ask for trouble
molest
needle
taunt
sağa sola sataşmak
rampage
sataşma
taunt
sataşma
twit
sataşma
(Tıp) challenge
sataş
{f} teasing

Stop teasing your brother! - Erkek kardeşine sataşmaya son ver!

She stopped teasing me. - O bana sataşmayı durdurdu.

sataş
{f} teased

The girls teased Tom and they made fun of him. - Kızlar Tom'a sataştı ve onunla alay ettiler.

Tom was often teased in school. - Tom'a okulda sık sık sataşıldı.

Türkçe - Türkçe
Sarkıntılık etmek: "Ne münasebet gider de komşunun hizmetçi kızına sataşırsın?"- M. Ş. Esendal
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak
Sarkıntılık etmek
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak: "Edepsiz bir sarhoş, eskiden tanıdığı bir kadına sataşıyor."- N. Cumalı
sataşma
Sataşmak işi: "Bunu yalnız vaktini gözetleyip bacak kadar kıza sataşmaya geldi sanacak."- H. E. Adıvar
sataşma
Sataşmak işi
sataşmak