Repetition plays a very important role in language learning.
- Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.
Repetition is the father of learning.
- Tekrarlamak, öğrenmenin babasıdır.
Don't repeat such a careless mistake.
- Böylesine dikkatsiz bir hatayı tekrarlama.
Tom won't likely repeat that mistake.
- Tom büyük olasılıkla bu hatayı tekrarlamaz.
That's worth repeating.
- O tekrarlamaya değer.
Stop repeating everything I say! Stop repeating everything I say!
- Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes! Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!
Apparently, he had never heard of recursion.
- Görünüşe göre, o hiç tekrarlama duymamıştı.
Tom had to repeat first grade.
- Tom birinci sınıfı tekrarlamak zorunda kaldı.
How many times do I have to repeat that she isn't my friend?
- Onun benim arkadaşım olmadığını kaç defa tekrarlamak zorundayım.
If you don't say anything, you won't be called on to repeat it.
- Hiçbir şey söylemezsen, bunu tekrarlamak için çağrılmayacaksın.
He repeated it again.
- O, onu yine tekrarladı.
He repeated his name slowly.
- Yavaşça adını tekrarladı.
Would you mind repeating the question?
- Soruyu tekrarlar mısın?
Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all.
- Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.