This is hot, not cold.
- Bu soğuk değil, sıcak.
Don't use all the hot water.
- Sıcak suyun tümünü kullanma.
It's very warm. Shall I turn on the air conditioner?
- Burası çok sıcak. Klimayı açayım mı?
I can remember the warmth of his hands.
- Onun ellerinin sıcaklığını hatırlayabiliyorum.
It has become much warmer.
- Hava çok daha sıcak oldu.
It's much warmer today.
- Bugün çok daha sıcak.
It was a warm, friendly meeting.
- O sıcak, samimi bir toplantı oldu.
Tom is friendly to everyone.
- Tom herkese karşı sıcak.
I rode in a hot air balloon.
- Sıcak hava balonuna bindim.
Have you ever ridden in a hot air balloon?
- Sen hiç sıcak hava balonuna bindin mi?
Tom lost his appetite due to the heat wave.
- Tom sıcak hava dalgası nedeniyle iştahını kaybetti.
We're in the second week of an unrelenting heat wave.
- Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.
We have no hot water because the pipes broke.
- Borular kırıldığından dolayı sıcak suyumuz yok.
Tom filled the bathtub with hot water.
- Tom küveti sıcak su ile doldurdu.
Tom put on some warm socks.
- Tom bazı sıcak tutan çoraplar giydi.
I'm wearing a warm pair of socks.
- Sıcak tutan bir çift çorap giyiyorum.
It was very sultry that night.
- O gece hava çok sıcak ve nemliydi.