bir kez

listen to the pronunciation of bir kez
Турецкий язык - Английский Язык
once

When he was a student, he went to the disco only once. - Öğrenci olduğu zamanlar diskoya sadece bir kez gitti.

She was late once again. - Bir kez daha geç kalmıştı.

one time

I have been to Kyoto one time. - Bir kez Kyoto'da bulundum.

I'm only going to ask you this one time, Tom. - Ben bunu sana sadece bir kez soracağım, Tom.

ever

I know that it is highly unlikely that you'd ever want to go out with me, but I still need to ask at least once. - Benimle çıkmak isteyeceğinizin pek olası olmadığını biliyorum fakat hâlâ en azından bir kez sormalıyım.

Stir once every fifteen minutes. - Her on beş dakikada bir kez karıştırın.

e'er
for once

For once in my life, I'd like to do something right. - Hayatımda bir kez, doğru bir şey yapmak istiyorum.

I want to win for once. - Bir kez kazanmak istiyorum.

bir kez daha
once more

Please say it once more. - Lütfen onu bir kez daha söyleyin.

Explain it once more, Jerry. - Onu bir kez daha açıkla, Jerry.

bir kez daha
once again

France and Britain were at war once again. - Fransa ve İngiltere bir kez daha savaştaydı.

You are entitled to try once again. - Bir kez daha deneme hakkın var.

bir kez daha
one more time

I'll say it one more time. - Bir kez daha söyleyeceğim.

Let's try one more time. - Bir kez daha deneyelim.

bir kez daha
(deyim) once and again
bir kez daha
on one occasion
bir kez sor
(Bilgisayar) ask once
bir kez yumurtlayan
(Denizbilim) semelparous
bir kez çalıştır
(Bilgisayar) run once
bir kez daha
once more, yet again, once again
bir kez daha bölmek
subdivide
bir kez olarak
for this once
bir kez parlayıp sönen
(deyim) a flash in the pan
bir kez tara
(Bilgisayar) scan once
bir kez yanıp sön
(Bilgisayar) flash once
bir kez daha
once more again
birkez
once
en az bir kez
at least one time
bir kez daha
afresh
bir iki kez
once or twice
hepsini bir kez dene
(Bilgisayar) round robin
Турецкий язык - Турецкий язык
bir yol
bir boy
bir