bir kez

listen to the pronunciation of bir kez
Türkisch - Englisch
once

Stir once every fifteen minutes. - Her on beş dakikada bir kez karıştırın.

She was late once again. - Bir kez daha geç kalmıştı.

one time

Can I eat this mushroom? You can eat anything one time. - Bu mantarı yiyebilir miyim? Bir şeyi bir kez yiyebilirsin.

I have only done this one time before. - Bunu daha önce sadece bir kez yaptım.

ever

They go to watch a play once every month. - Onlar her ay bir kez maç izlemeye giderler.

Stir once every fifteen minutes. - Her on beş dakikada bir kez karıştırın.

e'er
for once

Why can't you be nice to me for once? - Neden bir kez olsun bana karşı kibar olamıyorsun?

Why can't you be nice for once? - Neden bir kez olsun kibar olamıyorsun?

bir kez daha
once more

Try doing it once more. - Onu bir kez daha yapmayı dene.

She'll try it once more. - O onu bir kez daha deneyecek.

bir kez daha
once again

Let's try once again. - Bir kez daha deneyelim.

France and Britain were at war once again. - Fransa ve İngiltere bir kez daha savaştaydı.

bir kez daha
one more time

I'll say it one more time. - Bir kez daha söyleyeceğim.

Open your mouth one more time and I will beat you up! - Ağzını bir kez daha açarsan seni pataklayacağım!

bir kez daha
(deyim) once and again
bir kez daha
on one occasion
bir kez sor
(Bilgisayar) ask once
bir kez yumurtlayan
(Denizbilim) semelparous
bir kez çalıştır
(Bilgisayar) run once
bir kez daha
once more, yet again, once again
bir kez daha bölmek
subdivide
bir kez olarak
for this once
bir kez parlayıp sönen
(deyim) a flash in the pan
bir kez tara
(Bilgisayar) scan once
bir kez yanıp sön
(Bilgisayar) flash once
bir kez daha
once more again
birkez
once
en az bir kez
at least one time
bir kez daha
afresh
bir iki kez
once or twice
hepsini bir kez dene
(Bilgisayar) round robin
Türkisch - Türkisch
bir yol
bir boy
bir