Tom said that nothing like that would ever happen again.
- Tom öyle bir şeyin bir daha asla olmayacağını söyledi.
I will never fall in love again.
- Bir daha asla âşık olmayacağım.
I don't want to lose Fadil all over again.
- Fadıl'ı bir daha kaybetmek istemiyorum.
Tom decided to give it another try.
- Tom onu bir daha denemeye karar verdi.
We're going to give it another try.
- Onu bir daha deneyeceğiz.
I don't want to lose Fadil all over again.
- Fadıl'ı bir daha kaybetmek istemiyorum.
I'll never overlook your mistakes again.
- Hatalarına bir daha asla göz yummayacağım.
We can give it one more try.
- Onu bir daha deneyebiliriz.
Read it once more, please.
- Onu bir kez daha okuyun, lütfen.
Please say it once more.
- Lütfen onu bir kez daha söyleyin.
You are entitled to try once again.
- Bir kez daha deneme hakkın var.
She was late once again.
- Bir kez daha geç kalmıştı.
Let's try one more time.
- Bir kez daha deneyelim.
I'll say it one more time.
- Bir kez daha söyleyeceğim.
Let me buy you another one.
- Sana bir tane daha alayım.
He finished the beer and ordered another.
- O, birayı bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.