büyük büyük

listen to the pronunciation of büyük büyük
Турецкий язык - Английский Язык

Определение büyük büyük в Турецкий язык Английский Язык словарь

büyük harf
capital

Write your name in capitals. - Adını büyük harflerle yaz.

Write your name in capital letters. - Adınızı büyük harflerle yazın.

büyük ihtimalle
likely

Jane is very likely to come. - Jane büyük ihtimalle gelecek.

Every sentence that starts with I'm not racist, but is likely to be very racist indeed. - Irkçı değilim, ama ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.

büyük
large

The Sahara Desert is almost as large as Europe. - Sahra Çölü, neredeyse Avrupa kadar büyük.

My brother is as large as I. - Erkek kardeşim, ben kadar büyük.

oldukça büyük
sizeable
büyük
grand

My grandfather died shortly after my birth. - Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra öldü.

Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB. - Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.

büyük harf
upper case
büyük
major

What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis? - Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.

The new law was a major reform. - Yeni yasa büyük bir reformdu.

büyük
great

I had great difficulty in finding my ticket at the station. - İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.

To our great surprise, he suddenly resigned. - Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.

büyük
big

Twitter is among the biggest enemies of Islam. - Twitter İslâm'ın en büyük düşmanları arasındadır.

In Japan, there is no lake bigger than Lake Biwa. - Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.

büyük büyükanne
great grandmother
büyük karides
prawn
büyük ihtimalle
most likely

Which team is the most likely to win the championship? - Hangi takım büyük ihtimalle şampiyonluğu kazanacak?

Tom is the most likely to succeed. - Tom büyük ihtimalle başarılı olacak.

büyük
long

These days, the lion's share usually means the biggest share; but not so long ago, it meant all of it. - Bu günlerde, aslan payı genellikle en büyük pay anlamına gelmektedir; fakat çok geçmeden önce onun hepsi anlamına geliyordu.

Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth. - Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.

büyük bira bardağı
pint

Beer is sold by the pint. - Bira büyük bira bardağı ile satılır.

büyük mağaza
department store
büyük olasılıkla
probably

He will probably fail. - O büyük olasılıkla başarısız olacak.

If you don't eat breakfast, you'll probably be hungry during the morning and won't be as efficient at work as you could be. - Eğer kahvaltı yapmazsanız, büyük olasılıkla sabah acıkırsınız ve işinizde önceki gibi verimli olmazsınız.

büyük sepet
crate
büyük
wide

There is a wide gap in the opinions between the two students. - İki öğrenci arasında fikirlerde büyük bir uçurum vardır.

büyük ölçüde
pretty much

I've pretty much gotten over it. - Onu büyük ölçüde aştım.

Tom pretty much forgot about the meeting. - Tom toplantıyı büyük ölçüde unuttu.

Büyük britanya
Great Britain
Büyük tufan
The Flood
Büyük tufan
the Deluge
büyük
capital

Write only your family name in capitals. - Sadece soyadınızı büyük harflerle yazın.

Sentences begin with a capital letter. - Cümleler büyük harfle başlar.

büyük aptes
stool
büyük başarı kazanmak
triumph
büyük kısım
body
büyük makas
shears
büyük saygı duymak
revere
çok büyük sayıda
myriad
büyük
high

His essay gave only a superficial analysis of the problem, so it was a real surprise to him when he got the highest grade in the class. - Onun denemesi, sorunun sadece yüzeysel bir analizini yaptı, bu yüzden sınıfta en yüksek notu aldığında ona gerçekten büyük bir sürpriz olmuştu.

We have given your order highest priority. - Siparişinize en büyük önceliği verdik.

büyük başarı
winner
Jüpiter'in en büyük uydusu
Ganymede
bir büyük
a grown up
burnu büyük
conceited
burnu büyük
supercilious
burnu büyük
(deyim) high-hat
burnu büyük
(deyim) stuck-up
burnu büyük
arrogant
burnu büyük
haughty
büyük (servet)
large
büyük kazanç
scoop
büyük söylemek
talk big
büyük söylemek
boast
büyük söz söylemek
talk big
büyük önem
great importance
daha büyük
larger
en büyük öncelik
(Politika, Siyaset) highest priority
epey büyük (bir miktar)
goodly
ikinci büyük
the second biggest
ikinci büyük
the second largest
korkunç derecede büyük
monstrous
büyük vites
high
Kaçan balık büyük olur
(Atasözü) Praising what is lost makes the remembrance dear
borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse
bear
büyük beden
Plus size, XL
büyük bir kısmı
A large part
büyük fare
older mice
büyük havan
large mortar
büyük iskender
Alexander The Great
büyük kardeş
big brother
büyük kötülük
big evil
büyük memeli kadın
women with big tits
büyük piliç
big chicken
büyük sandal
longboat
büyük sözlük
great dictionary
büyük sıçan
big rats
büyük zevkle
With great pleasure
büyük şehir
big city

This magazine is available in any big city in Japan. - Bu dergi Japonya'daki herhangi bir büyük şehirde mevcut.

What is the difference between a bookshop in a small town and in a big city? - Küçük şehirdekiyle büyük şehirdeki kitapçı arasındaki fark nedir?

en büyük ortak bölen
in mathematics, the greatest common divisor (gcd), sometimes known as the greatest common factor (gcf) or highest common factor (hcf), of two non-zero integers, is the largest positive integer that divides both numbers without remainder
en büyük ortak bölen
highest common factor
fenike mitolojisinde en büyük tanrı
Phoenician mythology, god of the largest
has ahırın en büyük yöneticisi
manager has the largest stable
israrla istemek, büyük arzu göstermek
israrla want, to show great desire
kocaman başlı büyük bir karınca türü
a big-headed ant species
türkiye büyük millet meclisi
Turkish Grand National Assembly
büyük lokma ye, büyük söz söyleme
(Atasözü) Eat a big mouthful, but don't make big promises. B
Турецкий язык - Турецкий язык
koca koca
Büyük Patlama
Evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model