Tekne radar ile donatılmıştı.
- The boat was equipped with radar.
Askerler silahlarla donatılmıştı.
- The soldiers were equipped with weapons.
Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.
- He prepared his speech very carefully.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.
- In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
O bir yolculuk için donanımlıydı.
- He was equipped for a trip.
Onu yapmak için donanımlı değilim.
- I'm not equipped to do that.
Gemi radarla donatılmamış.
- The ship is not equipped with radar.
Askerler silahlarla donatılmıştı.
- The soldiers were equipped with weapons.
Hazırlanmış olsan iyi olur.
- You'd better be prepared.
Tom hazırlanmış gibi görünüyor.
- Tom looked like he was prepared.
Benim yemekler annem tarafından hazırlanmaktadır.
- My meals are prepared by my mother.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.
- Sami had to be prepared to take risks.
Tom sınav için iyi hazırlandı.
- Tom was well prepared for the exam.
İsyancı kuvvetler döğüşmek için hazırlandı.
- Rebel forces prepared to fight.
O, yağmur için hazırlıklı olarak dışarı çıktı.
- He went out prepared for rain.
Acil bir durum için hazırlıklı olmalısın.
- You must be prepared for an emergency.
No matter what may happen, I am always prepared for it.
- Keine Frage, was geschehen mag, ich bin darauf vorbereitet.
Have you prepared everything for tomorrow?
- Hast du alles für morgen vorbereitet?