vielsagend

listen to the pronunciation of vielsagend
Немецкий Язык - Турецкий язык
{'fi: lza: gınt} anlamlı
anlamlı, manalı
Английский Язык - Турецкий язык

Определение vielsagend в Английский Язык Турецкий язык словарь

meaningful
{s} anlamlı

O, bana anlamlı bir şekilde baktı. - She gave me a meaningful look.

O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor. - He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.

significantly
anlamlı/önemli şekilde
significantly
önemli

Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti? - Which countries have developed significantly during the past ten years?

Tom'un Fransızcası önemli oranda gelişti. - Tom's French has improved significantly.

significantly
anlamlı bir biçimde
meaningful
(sıfat) anlamlı
significantly
önemli derecede

Tom önemli derecede daha iyi yapıyor. - Tom is doing significantly better.

Bu önemli derecede farklı. - This is significantly different.

significantly
mühim seviyede
significantly
büyük derecede
significantly
önemli ölçüde

Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti? - Which countries have developed significantly during the past ten years?

Benim bürom seninkinden önemli ölçüde daha aydınlıktır. - My office is significantly brighter than yours.

significantly
önemli biçimde
telling
etkili
telling
{f} anlat

Daha sonra ne olacağını anlatmak yok. - There is no telling what will happen next.

Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum. - I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.

telling
(duygu/görüş/vb.) açığa çıkaran
significantly
Önemli ölçüde, dikkate değer biçimde
significantly
Dikkati çeker bir şekilde
significantly
Manidar bir şekilde
meaningful
{s} anlamlı, manalı
telling
{s} belli eden
Немецкий Язык - Английский Язык
telling
significantly
meaningful