sahip ol

listen to the pronunciation of sahip ol
Турецкий язык - Английский Язык
had

In the contest he fully displayed what ability he had. - O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.

He is the only son that we have ever had. - O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.

got possession of
have

It is believed that whales have their own language. - Balinaların kendi diline sahip olduklarına inanılmaktadır.

It must be nice to have friends in high places. - Yüksek yerlerde arkadaşlara sahip olmak güzel olmalı.

possess

Honor is the most precious thing we possess. - Onur sahip olduğumuz en değerli şey.

Someday, I would like to possess a sailboat. - Günün birinde, bir yelkenliye sahip olmak istiyorum.

get possession of
{f} having

I like having plenty to do. - Yapacak çok şeye sahip olmayı severim.

I count myself lucky in having good health. - İyi bir sağlığa sahip olduğum için, kendimi şanslı sayıyorum.

has
{f} possessed
sahip ol
Избранное