Üzgünüm, gitmek zorundayım.
- I am sorry, I've got to go.
Sizi beklettiğim için üzgünüm.
- I am sorry to have kept you waiting.
Onu işittiğime üzüldüm.
- I am sorry to hear that.
Üzgünüm, mantıların tümü bitti.
- I'm sorry, we're all out of manti.
Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry about being late.
Affedersiniz, adınızı unuttum.
- I'm sorry, I've forgotten your name.
Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.
- I'm sorry, but it's no longer available.
... I'M SORRY, JACK. ...
... ALAN RUSBRIDGER: Sorry. ...