devam et

listen to the pronunciation of devam et
Турецкий язык - Английский Язык
go on

He won't go on to graduate school. - Okuldan mezun olmak için devam etmeyecek.

Please go on with your story. - Lütfen hikayene devam et.

go ahead!

Go ahead and unwrap your gift. - Devam et ve hediye paketini aç.

If you've got something to say, go ahead and say it. - Söyleyecek bir şeyin varsa devam et ve söyle.

{f} go ahead

Go ahead and unwrap your gift. - Devam et ve hediye paketini aç.

By all means. Go ahead. - Kesinlikle. Devam et.

keep it up

You are doing very well. Keep it up. - Çok iyi yapıyorsun. Devam et.

(Bilgisayar) continue

Corporate bankruptcies continued at a high level last month. - Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.

I've decided to continue studying. - Ben eğitime devam etmek için karar verdim.

(Bilgisayar) continue anyway
right on

Tom just kept right on talking. - Tom hemen konuşmaya devam etti.

(Bilgisayar) resume

When the excitement died down, the discussion resumed. - Heyecan azalınca,tartışma devam etti.

Tom resumed speaking. - Tom konuşmaya devam etti.

soldier on
{f} ongoing
keep on

I want to keep on living with him. - Onunla yaşamaya devam etmek istiyorum.

Keep on working while I'm away. - Ben uzaktayken çalışmaya devam et.

{f} attending

I really liked attending to that school. Every day, Gustavo would bring the guitar for us to play and sing during the break. - Gerçekten o okula devam etmeyi sevdim. Gustavo bize mola sırasında oynamak ve şarkı söylemek için her gün gitar getirirdi.

Saturday is the pottery class I've been attending since last year. - Cumartesi geçen yıldan beri devam ettiğim çömlekçilik dersidir.

kept on

Bill kept on crying for hours. - Bill saatlerce ağlamaya devam etti.

He kept on working all the while. - O,her zaman çalışmaya devam etti.

kept going
{f} continued

Black Americans continued to suffer from racism. - Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.

The Cold War continued. - Soğuk Savaş devam etti.

keep going

Stay cool and keep going. - Sakin ol ve gitmeye devam et.

Keep going straight through the village. - Köyün içinden doğru gitmeye devam et.

{f} continuing

I see no point in continuing this conversation. - Bu konuşmaya devam etmenin amacı olmadığını anlıyorum.

Tom said investigations were continuing. - Tom soruşturmaların devam ettiğini söyledi.

get on with it
soldier#on
soldieron
devam et
Избранное