bir kez

listen to the pronunciation of bir kez
Турецкий язык - Английский Язык
once

Stir once every fifteen minutes. - Her on beş dakikada bir kez karıştırın.

When he was a student, he went to the disco only once. - Öğrenci olduğu zamanlar diskoya sadece bir kez gitti.

one time

I'm only going to ask you this one time, Tom. - Ben bunu sana sadece bir kez soracağım, Tom.

I've been to Canada one time. - Kanada'da bir kez bulundum.

ever

We go to the theater once every two weeks. - Biz her iki haftada bir kez tiyatroya gideriz.

I know that it is highly unlikely that you'd ever want to go out with me, but I still need to ask at least once. - Benimle çıkmak isteyeceğinizin pek olası olmadığını biliyorum fakat hâlâ en azından bir kez sormalıyım.

e'er
for once

Why can't you be nice for once? - Neden bir kez olsun kibar olamıyorsun?

Why can't you be nice to me for once? - Neden bir kez olsun bana karşı kibar olamıyorsun?

bir kez daha
once more

Read it once more, please. - Onu bir kez daha okuyun, lütfen.

Try doing it once more. - Onu bir kez daha yapmayı dene.

bir kez daha
once again

Could you please repeat it once again? - Lütfen onu bir kez daha tekrarlar mısın?

She was late once again. - Bir kez daha geç kalmıştı.

bir kez daha
one more time

I'll say it one more time. - Bir kez daha söyleyeceğim.

Let's try one more time. - Bir kez daha deneyelim.

bir kez daha
(deyim) once and again
bir kez daha
on one occasion
bir kez sor
(Bilgisayar) ask once
bir kez yumurtlayan
(Denizbilim) semelparous
bir kez çalıştır
(Bilgisayar) run once
bir kez daha
once more, yet again, once again
bir kez daha bölmek
subdivide
bir kez olarak
for this once
bir kez parlayıp sönen
(deyim) a flash in the pan
bir kez tara
(Bilgisayar) scan once
bir kez yanıp sön
(Bilgisayar) flash once
bir kez daha
once more again
birkez
once
en az bir kez
at least one time
bir kez daha
afresh
bir iki kez
once or twice
hepsini bir kez dene
(Bilgisayar) round robin
Турецкий язык - Турецкий язык
bir yol
bir boy
bir