Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
- You'll be able to drive a car in a few days.
Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
- I visited Romania a few years ago.
Tom bir kaç kere başını salladı.
- Tom nodded his head a few times.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.
- The man passed away a few hours ago.
Bazı insanlar bugün Neandertaller ve Denisovanlar gibi diğer türlerden birkaç gene sahiptir.
- Some people today have a few genes from other species, the Neanderthals and the Denisovans.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.
- There are a few books, but they have some misprints.
Managua'da çok az Amerikan yerlisi vardır.
- There are very few Native Americans in Managua.
Çok az sayıda İngilizce kitabım var.
- I have very few books in English.
... very, very few African-American students, in some, there might have been no African-American ...
... There was very few of them. ...