açık ça

listen to the pronunciation of açık ça
Турецкий язык - Английский Язык

Определение açık ça в Турецкий язык Английский Язык словарь

açıkça
openly

Catholics could not openly observe their religion. - Katolikler dinlerini açıkça gözlemleyemedi.

Jessie does not speak of these things openly. - Jessie bu şeyleri açıkça konuşmaz.

açıkça
frankly

Frankly speaking, you haven't tried your best. - Açıkçası, siz elinizden gelen gayreti göstermediniz.

Frankly speaking, his speeches are always dull. - Açıkçası, onun konuşmaları her zaman sıkıcı.

açıkça
clearly

Tom clearly doesn't understand French very well. - Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.

He clearly stated that point. - O, konuyu açıkça belirtmiştir.

açıkça
obviously

This drink's flavor is obviously that of tea. - Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.

Obviously, he is to blame. - Açıkçası, o suçlanacak.

açıkça
fairly
açıkça
distinctly
açıkça
evidently

Evidently, it's going to rain tomorrow. - Açıkçası, yarın yağmur yağacak.

Evidently, Tom didn't want to go. - Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?

açıkça
publicly
açıkça
definitely
açıkça
flatly

You should have refused his request flatly. - Onun ricasını açıkça reddetmeliydin.

He rejected my offer flatly. - Önerimi açıkça reddetti.

açıkça
explicit

I explicitly told Tom not to do that. - Tom'a açıkça onu yapmamasını söyledim.

The government explicitly declared its intention to lower taxes. - Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.

açıkça
overtly
açıkça
flat

You should have refused his request flatly. - Onun ricasını açıkça reddetmeliydin.

He rejected my offer flatly. - Önerimi açıkça reddetti.

açıkça
allegedly
açıkça
four

Four fifths of French were frankly illiterate towards 1685. - 1685 itibariyle Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.

açıkça
in public
açıkça
(Jeoloji) discrete
açıkça
public
açıkça
in plain english
açıkça
in simple terms
açıkça
round

Strictly speaking, the earth is not round. - Açıkçası dünya yuvarlak değil.

açıkça
straightforwardly
açıkça
plain

Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me. - Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.

Tom could see it plainly. - Tom onu açıkça görebiliyordu.

açıkça
notably
açıkça
in plain terms
açıkça
in so many words
açıkça
unmistakably
açıkça
palpably
açıkça
patently

This is patently unfair. - Bu açıkça adil değil.

açıkça
freely
açıkça
explicitly

The government explicitly declared its intention to lower taxes. - Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.

Tom explicitly told Mary not to do that. - Tom açıkça Mary'ye bunu yapmamasını söyledi.

açıkça
plainly

Tom could see it plainly. - Tom onu açıkça görebiliyordu.

Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me. - Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.

açıkça
flat out
açıkça
expressly

Here everything is forbidden that isn't expressly permitted. - Burada açıkça izin verilmeyen her şey yasaktır.

açıkça
manifestly
açıkça
board
açıkça
plaınly
açıkça
directly
açıkça
outright
açıkça
outspokenly
açıkça
openly, clearly, frankly, freely; plainly, clearly
açıkça
declaredly
açıkça
straight-out
açıkça
nakedly
açıkça
plump
açıkça
downright
açıkça
clear

This drink clearly has the same flavor as tea. - Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.

You must speak clearly in company. - Şirkette açıkça konuşmalısın.

açıkça
point blank
açıkça
frankly, clearly, openly, plainly
açıkça
avowedly
açıkça
cloudlessly
açıkça
bluntly

Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it. - Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.

açıkça
baldly
açıkça
professedly
açıkça
blunt

Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it. - Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.

açıkça
barely
açıkça
pointblank
açıkça
in round terms
açıkça
perspicuously
açıkça
straight out
açıkça
agape
açıkça
exposed
açıkça
evident

Evidently, he's made a mistake. - Açıkçası, o bir hata yaptı.

Evidently, it's going to rain tomorrow. - Açıkçası, yarın yağmur yağacak.

açıkça
simply

I'm sorry, but that is simply impossible. - Üzgünüm ama bu, açıkçası olanaksızdır.

I simply haven't the time to do everything I want to do. - Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.

açıkça
palpable
açıkça
roundly
açıkça
demonstrably
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение açık ça в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Açıkça
alenen
Açıkça
celi
Açıkça
ayan
Açıkça
sarahaten
Açıkça
aşikare
açıkça
Kolay anlaşır biçimde
açıkça
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay
açıkça
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde
açıkça
(Osmanlı Dönemi) zahirane
açıkça
(Osmanlı Dönemi) sarâhaten