rahatça

listen to the pronunciation of rahatça
Türkçe - İngilizce
easily

I can easily wait till tomorrow. - Yarına kadar rahatça bekleyebilirim.

comfortably; easily, smoothly
easily, smoothly, without difficulty
with ease
contentedly
snugly
comfortably

As I'm sensitive to heat, I can't live comfortably without air-conditioning in summer. - Ben ısıya duyarlı olduğum gibi, yaz aylarında klima olmadan rahatça yaşayamam.

People often live comfortably in the suburbs. - İnsanlar genelde banliyölerde rahatça yaşamaktadır.

freely

Sami could move freely around the prison. - Sami cezaevinde rahatça dolaşabilirdi.

rahatça kazanmak
walk away from
Türkçe - Türkçe
Rahat bir biçimde: "Buradan hem aşağı obayı, hem yukarı obayı rahatça seyredebiliyordu."- N. Araz
Rahat (bir biçimde)
Rahat
rahatça