The stars come out at night.
- Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.
Dreams always come out differently.
- Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.
The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
- Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.
Some unexpected difficulties have arisen.
- Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.
This tradition arose in China.
- Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.
Then arose the question of where we were to get the necessary machinery.
- Sonra gerekli makineyi nereden alacağımız sorunu ortaya çıktı.
Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
- Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
Trade friction might arise between the two nations at any moment.
- İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.