onaylattırmak

listen to the pronunciation of onaylattırmak
Türkçe - İngilizce
pass
onayla
approve of

Father will never approve of my marriage. - Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.

I don't approve of his decision. - Onun kararını onaylamıyorum.

onayla
acknowledged
onayla
{f} approve

Father will never approve of my marriage. - Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.

Both houses of Congress approved Jefferson's proposal. - Kongre'nin her iki meclisi Jefferson'un teklifini onayladı.

onayla
(Bilgisayar) confirm

I can neither confirm nor deny this. - Ben bunu ne onaylayabilirim ne de inkar edebilirim.

You will receive a confirmation email after your account has been activated by an administrator. - Hesabınız aktif edildikten sonra bir yöneticiden onaylama e-postası alacaksınız.

onayla
(Bilgisayar) verify
onayla
(Bilgisayar) check

Please endorse this check. - Lütfen bu çeki onayla.

onayla
validate
onayla
{f} approved

More than one hundred nations have approved the treaty. - Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.

Spain approved the treaty. - İspanya antlaşmayı onayladı.

onayla
{f} validating

Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation. - Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.

onayla
{f} validated
onayla
approbate
onayla
{f} attesting
onayla
{f} certified
onayla
{f} confirmed

Tom's doubts have been confirmed. - Tom'un şüpheleri onaylandı.

The spokesman confirmed that the report was true. - Sözcü raporun doğru olduğunu onayladı.

onayla
avouch
onayla
corroborate

Tom corroborated Mary's story. - Tom Mary'nin hikayesini onayladı.

onayla
{f} acknowledge

Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is. - Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.

onayla
certify
onayla
confirming
onayla
okay
onayla
probate
onaylattırmak