Tom had a hunch that Mary had spent the day reading comic books.
- Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.
I spent the whole day reading that novel.
- Bütün günümü o romanı okuyarak geçirdim.
a reading of the current situation.
I never read that book.
- O kitabı hiç okumadım.
Some read books just to pass time.
- Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
Students should develop their reading skills.
- Öğrenciler, okuma yeteneklerini geliştirmeliler.
They are reading their newspapers.
- Onlar kendi gazetelerini okuyor.