For the first time in her life, Yuka has finished reading an English book.
- Hayatında ilk kez, Yuka, İngilizce bir kitabı okuyarak bitirdi.
Tom had a hunch that Mary had spent the day reading comic books.
- Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.
a reading of the current situation.
I have never read that book.
- O kitabı hiç okumadım.
Some read books just to pass time.
- Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
They are reading their newspapers.
- Onlar kendi gazetelerini okuyor.
While I was reading in bed last night, I fell asleep with the light on.
- Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.