observer

listen to the pronunciation of observer
İngilizce - Türkçe
{i} gözlemci
rasatçı
gözlem
rasat
rasıt
kurallara uyan kimse
(Askeri) MÜŞAHİT, GÖZLEMCİ: Bir durumu veya bir hasta ya da yaralının durumunu tetkik ve tespit eden kimse
{i} gözetmen
uçaklarla düşmanın yerini veya durumunu tespit etmekle görevli kimse
dikkat eden kimse
{i} gözcü
(Mukavele) gözleyen kimse
{i} izleyici
{i} itaat eden kimse
izlemci
gözleyici
erketeci
observer bias
(Pisikoloji, Ruhbilim) gözlemci yanlılığı
observer drift
(Pisikoloji, Ruhbilim) gözlemci yakınsaması
observer identification
(Askeri) GÖZCÜ TANIMLAMASI: Bir çevrim kurmak ve gözcü tanımlaması yapmak için kullanılan, çağrıdaki ilk eleman
observer identification
(Askeri) gözcü tanımlaması
observer statute
(Politika, Siyaset) gözlemci statüsü
observer's status
(Politika, Siyaset) gözlemci statüsü
observers
gözlemciler
candid observer
tarafsız gözlemci
cooperative observer
işbirliği yapan gözlemci
observers
gözlemci
aerial observer
(Askeri) HAVADAN GÖZETLEYİCİ, RASIT: Asıl görevi topçu ateşinin tanzimi ve askeri bilgi elde etmek için hava aracından gözetleme yapmak veya fotoğraf çekmek olan bir şahıs. Buna "air observer" da denir
aerial observer
(Askeri) havadan gözetleyici
air observer
(Askeri) HAVA GÖZETLEYİCİSİ: Bir topçu veya zırhlı birliğe mensup ve başlıca görevi, teşhis edilen münasip bir hedef üzerine doğrudan doğruya telsizle ateş tanzim etmek olan bir şahıs
air observer adjustment
(Askeri) HAVADAN ATIŞ TANZİMİ; HAVA GÖZETLEMESİYLE ATIŞ TANZİMİ; TOP ATIŞININ UÇAKTAN TANZİM EDİLMESİ: Bak. "spot"
air tactical observer
(Askeri) TAKTİK HAVA GÖZETLEYİCİSİ: Bir havadan gözetleyici gibi eğitim görmüş ve uçuş halindeki hava araçlarından dost ve düşman kuvvetlerin hareket ve tertibatını gözetleyip bu hususta raporlar vermekle görevlendirilmiş subay
aircraft observer
(Askeri) HAVA GÖZETLEYİCİSİ: Esas görevi, tespit edilen münasip hedef üzerine telsizle hemen ateş tanzim etmek olan, topçu veya zırhlı birliklere mensup bir şahıs. Ayrıca bakınız: "air observer". AIRCRAFT OUT OF COMMISSION FOR PARTS: PARÇA BEKLEYEN HAVA ARACI: Parça noksanlığı dolayısıyla gayri faal halde bulunan hava aracı
balloon observer
(Askeri) BALON GÖZETLEYİCİSİ: Yere tespit edilmiş bir balondan topçu ateşini gözetleyen ve idare eden kimse
cooperative observer
(Meteoroloji) gönüllü gözlemci
cooperative observer
(Meteoroloji) işbirliği yapan rasatçı
deputy chief military observer
(Askeri) askeri gözetleme başkanı yardımcısı
fiber optic; flash override; forward observer
(Askeri) fiber optik; flash override; ileri gözetleyici
field artillery observer
(Askeri) SAHRA TOPÇU GÖZETLEYİCİSİ: Topçu ateşinin etkilerini gözetleyen, ateşi, hedefe isabetini sağlamak üzere tanzim eden ve ateş teşkilatına sonuçları rapor eden kişi. Ayrıca bakınız: "naval gunfire spotting team", "spotter"
flank observer
(Askeri) yan gözetleyici
flank observer
(Askeri) YAN GÖZETLEYİCİ: Bak. "observer"
ground observer
(Askeri) KARA GÖZETLEYİCİSİ: Gözetleyici olarak bir yerde yerleşmiş bulunan şahıs; özellikle, düşman hava hücumunu gözetlemek üzere dikilmiş nöbetçi
ground observer center
(Askeri) KARA GÖZETLEME MERKEZİ: Kara gözetleme ekiplerimin elde ettikleri bilgileri, verdikleri ve aldıkları bilgileri gerekli kontrol ve rapor verme makamlarına intikal ettiren bir merkez
ground observer organization
(Askeri) KARA GÖZETLEME TEŞKİLİ: Hava araçlarının hareketleri hakkında işitme ve görmeye dayanan bilgi temini için arazide elverişli noktalara yayılmış bir kara gözetleme teşkili
ground observer team
(Askeri) KARA GÖZETLEME EKİBİ: Hava araçlarının, savunulan bir bölge üzerinde hareketleri hakkında işitme ve görme yolu ile elde edilmiş bilgileri vermek üzere araziye yayılmış küçük birlik veya müfrezeler
hidden observer
(Pisikoloji, Ruhbilim) gizli gözlemci
message to observer; mission type order
(Askeri) gözetleyiciye haber; görev tür emri
military observer
(Askeri) askeri gözlemci
naval forward observer
(Askeri) deniz ileri gözetleyicisi
observers
(Askeri) (EXERCISE) GÖZLEMCİLER (TATBİKAT): Bir harekata gözlemci olarak katılmak üzere ülkelerden davet edilen temsilciler
participant observer
(Pisikoloji, Ruhbilim) katılımcı gözlemci
safety observer; special operations
(Askeri) emniyet gözetleyicisi; özel harekat
safety pointing observer
(Askeri) BATARYA EMNİYET SUBAYI YARDIMCISI: Atışın emredilen emniyet hudutları içinde yapılıp yapılmadığını kontrol eden ve görevi ile ilgili hususlarda batarya emniyet subayına yardımcı olan subay veya astsubay. Bu şahıs; görevlendirdiği topun yükseklik ve yan bağlamalarını kontrol eder ve bunları emniyet sınırları dışında gördüğü zaman, topu atıştan men eder
stereoscopic observer
(Askeri) stereoskopik telemetreci
stereoscopic observer
(Askeri) STEREOSKOPİK TELEMETRECİ: Bir stereoskopik telemetre kullanan gözetleyici
tactical air observer
(Askeri) TAKTİK HAVA GÖZLEMCİSİ: Havadaki uçaktan gözlem yapmak ve karadaki, denizdeki ve havadaki dost veya düşman kuvvetlerin bulundukları yeri ve hareketleri rapor eden ve yöneltilen diğer görevleri yerine getiren bir gözlemci olarak eğitilmiş subay
technical observer
(Askeri) teknik gözlemci
technical. observer
(Askeri) TEKNİK MÜŞAHİT: Ticari bir firmayı temsil edene ve teknik malzeme veya silahların sahrada işleme durumunu tetkik etmek ve bildirmek üzere kıtalara refakat eden sivil teknisyen
united states naval observer
(Askeri) ABD DENİZ MÜŞAHİDİ: UNITED STATES NAVAL POSTGRADUATE SCHOOL, THE: ABD DENİZ İHTİSAS OKULU: Çeşitli deniz ihtisas sahalarında kurslar halinde eğitim yapan okul
united states naval observer
(Askeri) abd deniz gözlemcisi
visual observer
(Askeri) optik gözlemci
weather observer
(Askeri,Meteoroloji) meteoroloji gözlemcisi
weather observer
(Askeri) METEOROLOJİ GÖZLEMCİSİ: Meteoroloji istasyonlarında hava basıncı, sıcaklık, rutubet, görüş kabiliyeti ve bulut tavanı hakkında ince gözlemler yapan kimse. Bu şahıs hava durumu haritalarının yapılmasına yardım eder ve meteoroloji aletlerinin kullanımını bilir
İngilizce - İngilizce
A sentry etc. manning an observation post

We waited till dusk when the observers' vision was poorest.

One who adheres or follows laws, guidelines, etc

I shall be an observer of the local customs.

A person sent as a representative, to a meeting or other function to monitor but not to participate

The UN sent many observers to the country's first elections.

A crew member on an aircraft who makes observations of enemy positions or aircraft

The only crew-member to survive the crash was the Canadian observer.

One who makes observations, monitors or takes notice

Most impartial observers agreed that Sampras had not served well.

{n} one that observes
A representative of a requesting State Party or third State Party to observe a CWC challenge inspection
the Conference of the Parties and its subsidiary bodies normally permit accredited observers to attend their meetings Observers include the United Nations and its specialised agencies, non-Party states, representatives of other conventions, and other qualified governmental and non-governmental organisations
An "observer" is one who is appointed by the Committee to assist a referee to decide questions of fact and to report to him any breach of a Rule An observer should not attend the flagstick, stand at or mark the position of the hole, or lift the ball or mark its position
Receives notification from an agenda model's observer controller whenever an entry or to-do list is added, updated or deleted in the agenda model
One who keeps any law, custom, regulation, rite, etc
an expert who observes and comments on something
The person who prepared, or is otherwise responsible for an approved observing program The observer is usually an astronomer
A person in a Formal Technical Review who participates silently, does not interact, merely watches the proceedings
An observer is a person who is sent to observe an important event or situation, especially in order to make sure it happens as it should, or so that they can tell other people about it. The president suggested that a UN observer should attend the conference. a serious British Sunday newspaper which generally supports fairly left-wing political ideas. The Observer is owned by the same company that owns The Guardian
a person who becomes aware (of things or events) through the senses
A person or recording instrument receiving and recording information about physical events
one who conforms to anything in practice
An extra position(s) in each mobile unit that can be asked to perform any task necessary by the Team Leader
An operation that will not cause a change in state of the system
An observer is someone who studies current events and situations, especially in order to comment on them and predict what will happen next. Political observers believe that a new cabinet may be formed shortly
One who observes, or pays attention to, anything; especially, one engaged in, or trained to habits of, close and exact observation; as, an astronomical observer
A sentry etc manning an observation post
A sycophantic follower
A person sent, as a delegate, to a meeting or other function to monitor but not to participate
The individual who watches the donor urinate into a collection container or specimen bottle when a direct observed collection is required
the prime ``customer'' of the telescope A person who controls telescope observing during a specified period of time
{i} one who observes; spectator; onlooker; keeper of religious law
ISO-PGA object; Logical name (identifier) for an individual or group who owns one or more Proposals
An object whose state depends on another object Observers are designed to 'know' how to update themselves when they receive notification of a change from another object (the subject) See dependency and event for mechanisms which can be used to implement this ability See the Observer pattern
A concept used in radar research, applicable to trading, in how often and what manner detection or radar contact is achieved
An object that receives notification events from a notifier object with which it is registered See notification event Contrast with notifier
The COP and its subsidiary bodies normally permit observers to attend their sessions Observers may include the United Nations and its specialized agencies, the International Atomic Energy Agency, non-Party states, and other relevant governmental or non-governmental organizations
You can refer to someone who sees or notices something as an observer. A casual observer would have taken them to be three men out for an evening stroll Observers say the woman pulled a knife out of the bunch of flowers and stabbed him in the neck. = witness
one who observes; a spectator who takes notice of something
One who watches, monitors or takes notice
One who fulfills or performs; as, an observer of his promises
observer's meridian
a meridian that passes through the observer's zenith
An observer
observator
economic observer
person who observes and analyzes economic changes
fire observer
person who regulates the firing intensity and the direction in which a weapon is aimed
observers
plural of observer
observers
Typically clients Those who have an opportunity to watch and listen to focus group research
observers
A state (or regional economic integration organisation) that has not yet become a Party to the Convention United Nations agencies and non-governmental and community-based organisations may also participate as observers, subject to the Rule of Procedure of the Conference of the Parties
political observer
communications person who surveys the political arena
observer