not thick or heavy; slender; filmy; as, a fine thread

listen to the pronunciation of not thick or heavy; slender; filmy; as, a fine thread
İngilizce - Türkçe

not thick or heavy; slender; filmy; as, a fine thread teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

fine
kıyak
fine
yolunda

Onlar Pandora'nın kutusunu açana kadar her şey yolunda. - Everything is fine until they open Pandora's box.

Sanırım her şey yolunda. - I think everything's fine.

fine
{f} açılmak
fine
ince ince

Bayırturpunu soy ve ince ince doğra. - Peel and finely chop the horseradish.

fine
kırıntılar halinde
fine
rahat

Rahatla, iyi gidiyorsun. - Relax, you're doing fine.

fine
sağlıklı

Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu. - She gave birth to a fine healthy baby.

Sağlıklı bir merak, aslında güzel bir şeydir. - A healthy curiosity is truly a fine thing.

fine
(Mühendislik) ince

Kabul edilebilirler ve edilemezler arasında ince bir çizgi vardır. - There's a fine line between what's acceptable and what's not.

Bu planı uygulamak için karar verilmesine rağmen, ince noktaların hâlâ planlanmaya ihtiyacı var. - Although the decision to implement this plan has already been made, the finer points still need to be planned out.

fine
(İnşaat) güzel, ince
fine
çokiyi bir şekil
fine
ucu ucuna
fine
som
fine
{s} âlâ, mükemmel, üstün
fine
(fiil) berraklaştırmak, arıtmak, açılmak, berraklaşmak, para cezası vermek
fine
incecik
fine
(zarf) güzel, hoş, iyi, incecik, ucu ucuna
fine
{f} berraklaşmak
fine
çok ince

Bu kahveyi çok ince öğüt. - Grind this coffee very fine.

fine
{f} berraklaştırmak
fine
(isim) ceza, para cezası
İngilizce - İngilizce
fine
not thick or heavy; slender; filmy; as, a fine thread