meet with

listen to the pronunciation of meet with
İngilizce - Türkçe
uğramak
karşılaşmak
ile görüşmek
görüşmek

Tom meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor. - Tom wants to meet with you to discuss the matter.

Tom'a derhal onunla görüşmek istediğimi söyle. - Tell Tom I'd like to meet with him immediately.

ile karşılaşmak
karşılaş

Öneriniz önemli dirençle karşılaşacaktır. - Your proposal will meet with significant resistance.

Annen sana bir şey öğretmedi mi? Korkunç biriyle karşılaştığında cüzdanını koru ve kıçını! - Didn't your mother teach you anything? When you meet with scary people always protect your wallet and your arsehole!

bump into; win; receive, get
içine iterek, kazanmak;, olsun almak
rencounter
müsabaka
rencounter
beklenmedik karşılaşma
rencounter
tartışma
rencounter
rastlama
rencounter
çarpışma
rencounter
düello
rencounter
karşılaşmak
rencounter
rast gelmek
İngilizce - İngilizce
To answer (something) with; to respond to (something) with

ergative The proposal met with stiff opposition.

To have a meeting with (someone)
To encounter; to experience

The proposal met with stiff opposition.

To strike (something)

His face met with a punch harder that a punch should be.

To contact or touch (something)

The baseboard met with the chimney stones very crudely.

bump into; win; receive, get
{v} rencounter
meet with

    Türkçe nasıl söylenir

    mit wîdh

    Telaffuz

    /ˈmēt wəᴛʜ/ /ˈmiːt wɪð/

    Etimoloji

    [ 'mEt ] (verb.) before 12th century. Middle English meten, from Old English mEtan; akin to Old English gemOt assembly; more at MOOT.

    Günün kelimesi

    acquiesce