make merry

listen to the pronunciation of make merry
İngilizce - Türkçe
eğlenmek
(Fiili Deyim ) eğlenmek , alem yapmak
cümbüş yapmak
gossip
{i} dedikodu

Dedikoduya çok düşkündür. - She is very fond of gossip.

Tom dedikodu yapan insan türü değildir. - Tom isn't the type of person who gossips.

make merry over st.
yapmak st üzerinde neşeli
make merry over
dalga geçmek
make merry over
eğlenmek
make merry over
alay etmek
gossip
{i} dedikoducu kimse
gossip
laf yetiştirmek
gossip
kaynatmak
gossip
gıybet
gossip
dedikoducu

Sen böyle bir dedikoducusun. - You're such a gossip.

Tom'un annesi böylesine bir dedikoducu. - Tom's mother is such a gossip.

gossip
çene çalma
gossip
dedikodu yap

Her zaman dedikodu yapar. - He's always gossiping.

Tom'un Mary hakkında öyle dedikodu yapacağına inanamıyorum. - I can't believe Tom would gossip about Mary like that.

gossip
{f} dedikodu yapmak

İnsanlar dedikodu yapmaktan hoşlanır. - People like gossiping.

gossip
dedikodu etmek
gossip
dedikoducu/dedikodu
gossip
{i} hoşbeş
gossip
{i} gevezelik
gossip
{f} çene çalmak
gossip
{f} gevezelik etmek
gossip
boş laf
İngilizce - İngilizce
To enjoy oneself in a jolly and festive manner
gossip
make merry

    Heceleme

    make mer·ry

    Türkçe nasıl söylenir

    meyk meri

    Telaffuz

    /ˈmāk ˈmerē/ /ˈmeɪk ˈmɛriː/

    Etimoloji

    [ 'mAk ] (verb.) before 12th century. Middle English, from Old English macian; akin to Old High German mahhOn to prepare, make, Greek magEnai to be kneaded, Old Church Slavonic mazati to anoint, smear.